İnternette herkes kendi bildiğini okuyor
13/2/2008 -Kategori: Bilgisayar
| ||||||||
John Palfrey, bazı ülkeler hassas oldukları konulara ters düşen sitelere erişimi kökten engellerken bir kısmının da yaptırımları özel şirketler üzerinden hayata geçirdiğini söylüyor. Amerika'da piyasaya çıkmak üzere olan Access Denied isimli kitabın tanıtımını ilk defa Türkiye'de yapan Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne bağlı Berkman İnternet Merkezi Başkanı John Palfrey, yaptıkları araştırma ile ilgili bilgi verdi. Yaklaşık 5 yıl önce Çin ve Suudi Arabistan dışında internete sansürleme yapılmazken, şimdilerde bu sayının çığ gibi büyüdüğüne değinen John Palfrey, "Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde erişimi kısmi olarak engelleyen ülke sayısı 25'i buldu. Bu sayı sürekli artıyor. Uluslararası ticaret kanunu gibi ortak bir kanun çıkartmanın mümkün olmadığı internette 200 ülkenin de hassasiyetleri farklı. Şu ana kadar bazı ülkelerin uzlaşabildiği en önemli konu çocuk istismarı. O konu da bile farklı değerlendirmeler var. Bazı ülkeler hangi yaştakilerin çocuk kabul edilmesi konusunda kararsız. Bir kısmı da görüntü ve fotoğrafın yanı sıra çizimlerin de bu kapsama alınması gerekir mi sorusuna cevap arıyor. Dünyada çeşitli hükümetlerin internet içeriklerine müdahale ettiği ve filtrelemeyi tartıştığı dönemde yaptığımız incelemeyi Türkiye'den açıklamak üzere işe başladık. Çünkü bize göre Türkiye bu konuda dönüm noktasında. Türkiye'nin kanun emriyle devlet sitelere erişimi mi engelleyecek, yoksa ABD'de olduğu gibi özel sektörle işbirliğine gidip taleplerini gerçekleştirme yoluna mı gidecek? Yoksa bürokratlar farklı teknik bir yol mu izleyecek, merak ediyoruz." dedi. Çırağan Otel'de yapılan tanıtımda 60 ülke ile ilgili internet konusunda yapılan araştırmayı içeren kitap tanıtıldı. İnternetin yayılmasını Web 2.0 ile hızlandığını belirten Berkman İnternet Merkezi Başkanı Palfrey, kullanıcıların ürettiği içerikle de farklı bir noktaya taşındığını anlattı. İnternette engellemenin porno içerikle sınırlı olmadığını belirten Palfrey, "Seçim dönemlerinde muhalif siteler engelleniyor. Azerbaycan, Tacikistan ve Ürdün muhalif sitelere ulaşmayı engelleyen ülkelerin başında geliyor. Hindistan, Fas, Güney Kore güvenlik nedeniyle bazı ülkelerin sitelerine erişime izin vermiyor. Umman, Singapur ve Sudan ise sosyal içerikteki kültürüyle uyuşmazlık olduğunu düşündüğü sitelere erişime izin vermiyor. Bahreyn, Özbekistan, Tayland, Vietnam, Çin, Sudu Arabistan, Etiyopya, Suriye, İran, Tunus, Mayammar, BAE, Pakistan ve Yemen ise internete sansür uygulayan ülkelerin başında geliyor. Bazı ülkeler blog sitelerine savaş açmış durumda. 2006 yılına kadar tutuklanan ve cezalandırılan blog yazarı sayısı 45'i buldu. Bunların büyük bir kısmı yanlış bilgilendirme yapan, terörü öven içerikli ve devlet aleyhinde yazıların bulunduğu bloglar. İran'ın başını çektiği blog yazarlarının tutuklanmasını Bahreyn, Çin, Amerika, Malezya gibi ülkeler takip ediyor." şeklinde konuştu. İnternet için yapılan uygulamalar ülkesine göre farklılık arz ediyor. Palfrey'in anlattığı bilgilere göre uygulamalardan bazıları şöyle: "Amerika'da sitelere devlet tarafından uygulanan resmi bir engelleme olmazken okul ve kütüphanelerden çocuklar için filtreleme yapılıyor. Çin ve İran gibi ülkeler blog yazarlarını ve özellikle siyasi muhaliflerinin sitelerini engelliyor. ABD ve Kanada engelleme işini devlet yapmıyor. İnternet şirketleriyle yapılan işbirliği ile çözülüyor. Almanya ve Fransa'da Nazizm ile ilgili içeriğe karşı bir hassasiyeti var. Almanya'da google.de ve Fransa'da ise google.fr adreslerinden istenmeyen içeriğe ulaşılamazken, aksine Nazizm ile ilgili içerik arayanlar bu düşüncenin kötü olduğunu belirten sitelere yönlendiriliyor. Almanya, Nazizm gibi istemediği içeriğin yayınlanması onaylamıyor. O ülkede faaliyet gösterecek şirket de buna uyuyor. Devlet, internet şirketlerine 'bu tür içeriklerin yayınlanmamasının yolunu bulun, yoksa maddi ceza uygularım, hatta faaliyetlerinize izin vermem diyor' onlar da buna uyuyor. ABD'de çocuk pornosu için devlet internet şirketlerinden talepte bulunuyor. Hindistan ve Çin gibi, BAE, Mayammar gibi ülkeler internet üzerinden gerçekleştirilen ses hizmetlerini, Skyp türü telefon görüşmelerini dinleyip, sohbetleri izliyor. Tayland'da ise kralı eleştirmek yasak olduğu için YouTube yasaklı. Suudi Arabistan'ın zararlı sitelere erişilmesini engelleme işini Kanada'daki bir şirket yapıyor. Güney Kore, Kuzey Kore'den gelen her türlü içeriğe güvenlikten dolayı izin vermiyor. Pek çok ülkede bir web sitesi açmak için önce polise başvuruda bulunmak, kayıt yaptırıp faaliyete geçmek gerekiyor. Bazı ülkelerde ise internet kafelere girişte kimlik bilgilerini vermek zorunlu." | ||||||||
| Mehmet Sakin, İstanbul | ||||||||
| 09 Şubat 2008, Cumartesi | ||||||||
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Avrupa'dan Meclis'e tam destek: Yasak, Türkiye'ye yakışmıyordu
13/2/2008 -Kategori: Bilgisayar
| ||||||||
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten, demokratik bir ortamda oylama yapıldığını ve Meclis'in büyük çoğunluğunun yasağın kaldırılmasını istediğini kaydetti. Bunun Türkiye'nin iç meselesi olduğuna işaret eden Ruijten, "Bundan sonra yapılacak ilk iş, özgürlüğü hayata geçirmektir. Bu konuda AB'nin diyecek fazla bir şeyi yok." dedi. AP'nin İşçi Partili milletvekili Emine Bozkurt, Meclis'in yasağı rekor bir oyla kaldırmasından büyük memnuniyet duyduğunu açıkladı. Yasağın AB yolunda ilerleyen bir ülkeye yakışmadığını belirten Bozkurt, şöyle devam etti: "Yüzlerce kız öğrenci üniversite kapılarından geri çevriliyordu. Yasağın Türkiye'de 'dolaylı ayrımcılığa' sebep olduğu yönündeki endişemi her toplantıda dile getiriyordum. 'Türkiye'de Sosyal, İktisadî ve Siyasî Hayatta Kadının Rolü' adlı raporumda da sorunun çözülmesini istemiştim. Ancak yasağın kalkması ile iş bitmiyor. Bundan sonra daha çok çalışmak gerekiyor. Özellikle iş istihdamından, kadınlar, erkeklerle eşit pay almalı. İnsan hakları ve demokratikleşme yolunda atılan adımlar da hızlandırılmalı." Türkiye-AP Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, değişikliğin muhtevasının kendisini memnun ettiğini ifade etti. Ancak yapılma tarzını eleştirdi. Lagendijk, "Bu işin bu kadar aceleye getirilmesi, tedirgin kesimlerle diyaloğun güçlendirilmemesi iyi bir stratejiye işaret etmiyor." dedi. Lagendijk, laikliğin tehlikede olduğuna dair iddiaları ise abartılı buldu. Lagendijk, bu değişikliklere Anayasa Mahkemesi'nin nasıl itiraz edebileceğini anlamadığını da vurguladı. Mahkemenin aleyhte bir karar vermesinin sürpriz olmayacağını anlatan Lagendijk, "Hepimiz Anayasa Mahkemesi'nin daha önce çok katı yorumlar yaptığını biliyoruz." ifadesini kullandı.
Selçuk Gültaşlı, Basri Doğan, Yasin Yağcı, Maastricht | ||||||||
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
520 YTL'lik süper golcü
13/2/2008 -Kategori: Saglik

Bir futbolcu...
Yaşı 19.5...
Kendisi Afrikalı...
Türkcell Süper Lig'de geçen hafta sadece son 5 dakikada oyuna girdi..
90+3'te attığı golle takımına 3 puanı kazandırdı..
Ve şimdi sıkı durun..
Bu futbolcu oynadığı kulübe sadece 300 Euro, evet yanlış okumadınız 300 bin değil, sadece 300 Euro'ya, yani yaklaşık 520 YTL'ye geldi..
Kim mi bu futbolcu?..
Denizlisporlu Christian Akande Kotchoni..
Teknik direktör Güvenç Kurtar ve takım arkadaşları onu kısaca ''Chris'' diye çağırıyor..
Aslında Chris'in ilginç bir öyküsü var..
24 Temmuz 1988 tarihinde Benin'de dünyaya gelen Afrikalı oyuncu açlık ve sefalet içerisindeki ülkesinde kurtuluşu futbolda bulmuş.. Ancak onu keşfeden Dünya'nın devleri Barcelona, Real Madrid, Milan, Manchester United ya da Arsenal değil, Belçika'da menacerlik yapan Samet ve Bekir isimli Türkler olmuş..
Afrika ülkelerini tarayan bu iki menajer Christian'ı alıp Belçika'ya getirmişler..
Sonra da onu hiç kimseye göstermeden direkt olarak iyi ilişkiler içerisinde oldukları Denizlispor'a ''Hediye etmeye'' karar vermişler. Hem de arkadaşı Pape ile birlikte..
Denizlispor menaceri Özcan Çetin 2 Ocak'ta, yani bundan 40 gün önce Belçika'ya giderek Christian ve Pape'yi 1 kuruş bonservis ücreti ödemeden sadece iki futbolcunun cebine 300'er Euro koyarak alıp Denizli'ye getirmiş..
Geçen hafta Konyaspor karşılaşmasında 85'inci dakikada Fatih Egedik'in yerine oyuna giren ve ilk kez Denizli forması ile tanışan Christian, durum 1-1'ken 90+3'te attığı golle takımına 3 altın puanı kazandırmış..
Evet sadece uzatmalar dahil 8 dakika sahada kalan, bu süre içinde topla 13 saniye oynayabilen 19.5 yaşındaki Beninli Christian Akande Kotchoni'nin Afrika'dan Belçika'ya, oradan da Türkiye'ye uzanan hikayesi bu..
Denizlispor'la 2012 yılına kadar sözleşme imzalayan Christian'ın aldığı 300 Euro peşinatın yanısıra alacağı yıllık ücret bile belli olmamış..
Denizlispor Belçika'da yaşayan iki menacerle yaptığı anlaşma gereği Christian'la önümüzdeki yılda devam etme kararı verirse bir miktar komisyon ücreti ödeyecek.. Ancak başka bir kulüp bu oyuncuya talip olursa ve almak isterse o zaman Denizlispor da kendilerine hediye edilen bu futbolcudan para kazanacak..
Yeşil-Siyahlı takımın teknik patronu Güvenç Kurtar ''Siz bir de bunun arkadaşı Pape'yi görün. O da Christian gibi bize hediye edildi.. Bu ikisi düğünlerde oynasa daha çok para kazanırlar.. Ama bize 300'er Euro'ya geldiler'' diyor ve ekliyor;
''Transfer nasıl yapılırmış bu bence en güzel örnek..''
(Hürriyet)
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

